Welcome!

Please express your feelings to the world about the dreadful new #coronavirus and the situation it is responsible for. Leave your mark in history.


Write a Letter!


  • Letters by Country


  • Letters by Emotion


    Most Liked Letters

    Most Recent Letters

Letters from Turkey :

Aptal virüs,

Senin yüzünden şimdilik bir aydır evde oturuyorum ve hiçbir şey yapmıyorum tüm gün yemek yiyip koltukta yatıyorum gece olunca tavanı izliyorum ve ağlıyorum iyice psikolojim bozulmaya başladı birkaç ay sonra ne yapıcam hiç bilmiyorum

Sevgili insan oğlu

Covid bize tercihlerimizin, yaşama standartlarimizin aslında ne kadar kalitelitesiz olduğunu gösterdi. Böyle birşey yaşanacağı muhtemeldi ve oldu. Bir iki jenerasyon değişmeden senden kurtulamayacağımızı düşünüyorum. Eğer bana uğramaz ve yaşamaya devam edersem tekrar bu dizelerde görüşmek üzere.

Dear World Citizens,

I know you are all being anxious, depressed and stuck. I know because I feel the same. I don't go out, and work from home. Even I live with my family, that means I am able to see and speak to someone, it is not enough to not to feel that way. Actually, there is a balcony in my home with the jails. I am able get some fresh air behind the jails. Basically, I totally feel like I am in jail. (Here is a song for you: Elvis Presley - Jailhouse Rock)
If you have to go out, please wear your mask. We must wear masks when we have to go into society, I don't want to hurt anyone. Remember, masks protect the others from yourself.
I don't blame anyone for anything. However, please don't eat bat or cockroach or other absurd things. I mean, why do people eat bat!? Come on! Anyway, please do not be tasteless.
After this pandemic is over, I will go out, eat burger and drink cold beer. Maybe I can also eat kebab and baklava. (See, all are just normal, delicious foods.) Oh God, there are so many foods I have missed from outside. Gladly, I am the type of person who eats a lot and not gain weight. I hope you can do the same.
I have never thought that I would write that long. So, time to say goodbye. That's all for me now. (My inner voice: Can we write again? I hope we can.) See you later. Take care yourself and your around. You are not alone. May the force be with you.

KORKUDAN UZAK DURUN ARTIK

Arkadaşlar planladıkları şekilde gitmedikleri için şükür etmeniz gerekiyor aslında. Sürekli korku ve endişe dolu şeyler paylaşıyorsunuz ben okurken bu kadar endişeye kapılıyorsam sizlerin içini tahmin bile edemiyorum. Sadece iyi enerjilerle dünyadan özür dilememiz gerekiyor yaptıklarımızın bi karşılığı olmalıydı değil mi? Havada uçan bi çöp poşeti gördüğümde içimin ne kadar kötü olduğunu anlatmam mümkün değil. Sadece gözle görülen pisliklerle de mahvetmedik. İçimizde ki o bitmek bilmeyen hırs, öfke, sapkınlık vb şeylerin sonucunda bugün bunları yaşıyoruz. Özeleştirinin tam zamanı ve bol dua, meditasyon vb inancınız gereği yapmanız gereken şeyleri yapın geleceği düşünmeyin güzel şeylerden önce kötü şeylerin olması çok normal insanın kendini terbiye etmesi arınması için. Korkuyla istediklerini onlara vermeyelim.

Merhabalar

Evde kapana kısılmış hissediyorum. Üniversitelerin hala koştura koştura ders işleme çabasını anlamıyorum bu kadar stresin sıkıntının içinde öğrencilerin psikolojik durumu nasıl, ailelerinin kendilerinin sağlıkları nasıl hiç düşünmeden nefes almamıza imkan vermiyor. Belirsizlik beni her şeyden çok yoruyor ne zaman normale dönecek eğitim hayatım ne olacak ülke ekonomisi ne olacak halimiz ne olacak hiçbirini bilmiyorum. Uyku düzenim yok saçma sapan uyuyup kalkıyorum. İnsanların psikolojik durumunu umursayan yok. Umutsuzum bıktım yoruldum yıprandım...

Zavallı Corona

Öyle ki Çin de ilk bu virüsün çıktığını duyduğumda odam da sigara içerken içime çok güzel bi his doğdu anlamsız ve şakasız mutluydum insanlar öleceği için değil ama sonunda insanlara haddini bildirebilecek bir durumla karşı karşıya olduğumuzu anladığım için içime dönmeye başlayalı çok uzun yıllar oldu her yaşadığım kötü olayın aslında bir anlamı olduğunu biliyordum bunun da bir anlamı var bu sefer toplu yaşadığımız bir durum evet ama anlamı bulup ders çıkarmak kişinin özgür iradesi ile alakalı inşallah çoğunluktayızdır. Açıkçası 13 marttan beri evdeyim çok sevdiğim işimi aslında evden de yürütebilirdim ama yetkilim de evde olduğu için artık bana gerek duymuyor :) ilk bi kaç gün hatta bi hafta falan çok üzüldüm zaten çok az para kazanıyordum şimdi hem parasız hem de izlediğim o filmlerde ki hayatlar gibi evin içinden çıkamıyorum falan sonra bi IŞIK yandı içimde ve gerçekten olumsuz durumlar aklıma geldikçe sadece siliyorum ve geçiyorum yapılabilecek bir şey yok yoksa da tedbiri alıp takdiri Allah'a bırakmak zorundayım inançlarım gereği. İnşallah insanlara baskı ile bişeyleri zorlamaya çalışmazlar tek isteğim bu. Her kişi kendi özgür iradesi ile bu zor durumdan kurtulmalı. İnşallah insanlar korkudan uzak yaşıyorlardır herkes için en büyük duam bu. İstediklerini vermeyelim ve üstün görmeyelim. Ayrıca sevgilimi çok özledim 12 marttan beri maalesef göremiyorum. Ama yine de mutluyum. Birlikte bi tarihe tanıklık ediyoruz ve edeceğiz :) sonunda belki bazı inançlarımı anlar.

Dear b.k korona

Senin yüzünden sigaraya başlıyacam

Bu salgını yenmeliyiz, acil

Bir aydır evden çalışıyorum. İhtiyaçlarımızı eve sipariş ediyoruz. Sadece çöp atmaya çıkıyorum.

Eşim ve evladım ninesine, dedesine gezmeye, parka, alışveriş merkezine vs... gidemedikleri için sıkıntıdan evde bana salça oluyorlar.

Evden kovulmama ramak kaldı. Ne kovabiliyorlar, ne dışarı çıkabiliyorlar.

Ayırca evden çalıştığım için mesai de hiç bitmiyor, uyumak için yattığımda bile evraklar falan gözümün önünden geçiyor.

Güzel bebeğim,

Seninle dünyanın arasına en az bir metre mesafe koydum... Sütümle yıkadım en az yirmi saniye... Maskesiz sevdim en sahicisinden.. Sebzenin, meyvenin tazesiyle, kuvvetlendirdim bağışıklığını, O ki güçlü olasın, yıkılmayıp yenilmeyesin diye…

Biz güçten evla bir şey bilmeyiz yavrum. Güçtür bizim arı mayamız. Hayatta kalmakla meselemiz. Tatlı canımızdır derdimiz. Hiç ölmeyecek gibi yaşar, her an ölecek gibi titreriz. Güçlünün yancısı, güçsüzün korkulu rüyasıyız.

Sana güçlü görünmekten, sana güç vermekten gayrı bir gayem olmamış şu güne kadar. Fakat bu kez hiç bilmediğimiz bir şeyle, hiç bilmediğimiz şekilde, hiç çalışmadığımız yerden sınanıyoruz.

Bulunduğumuz gemi bir buz dağına çarptı, biz o sırada bunu hissetmedik. Kimimiz balo salonunda keman sesinden; kimimiz de makine dairesinde gemiyi yürütmek için mücadele ederken gürültüden, işten güçten duymadı, duysa da aldırmadı. Gemi su almaya başladı yavrum. Ciğerlerimize dolan su, bizi boğarak öldürüyor. Balo salonundakiler filikalara çoktan alınır elbet, biz makine dairesindekilere ise nefesimizi tutmak düşüyor. Başı sıkışan “aynı gemideyiz” diyor. Geminin neresinde olduğumuzdan haber etmiyor evladım.

Gemi batarken tuvalet kağıdı rulolarıyla sandal yapıp kurtulacağını düşünenler var inanabiliyor musun evladım? İnsanların hatrı sayılır bölümünün başlarına bir felaket gelene kadar kıçını silmediğini öğrenmiş olmak ne fena bir bilsen çocuğum.

Sen dünyanın dönüşünü duymayasın diye kapadığım kulaklarını bir gün açmak zorunda kalacağımı biliyorum yavrum. İyisi mi sen önce benden duy duyacaklarını. Bak işitiyor musun gelen ses ne diyor: Ya topyekün kaldıracaksınız insan onurunu yerden; ya da toplu mezar olacak haneniz...

Dear Ayça Okatan

Bu süreçte kendimi hiç geliştirmedim… Spor, yoga yapmadım, İspanyolca öğrenmeye çalışmadım, tek kitap bile okumadım, hobi edinmedim, çiçeklerle ilgilenmedim… Zaten çiçekler hiçbir zaman yerini beğenmiyor. Ne hoş ben de öyle… Şu ara hayattaki yerimi, İçinden geçtiğimiz günleri koyacak yer bulamıyorum zihnimde. Yerimi beğenmiyorum… Beğendiğim tek şey ekşi maya, kakao, yumurta ve un. Bu muhteşem dörtlünün size kattıklarına, sizi dönüştürdüğü şeye inanamayacaksınız. Ben şahsen tartiya bakınca inanamıyorum… Konfor alanımın ihlal edildiğini hissettiğimde midemin üstünde “tehlike anında camı kırıp zile basınız” yazıyor. Kelimenin tam anlamıyla dünyadaki rızkımı yiyorum. Son günümmüş gibi yaşıyorum madem, geride nimet kalsın istemem.

Konu şu ki, iyi hissetmiyorum… Ne düşünmem gerektiğine ilk defa bu kadar yabancıyım. Geçen ay, “65’inci yaşın sağlık ve güzellik getirsin" deyip mumunu üflettiğimiz tombul ve bir o kadar da koah hastası babam, hayatın bu kötü sürprizi karşısında, çakmak kullanmadan sigaraları birrbirleriyle yakmaya devam ediyor. Topun ağzında topa nanik yaparken bana telefondan izlemek düşüyor.
Kişisel tarihimin hiçbir döneminde ailemi isteyip de göremediğim bir zaman olmadı. Hiçbir zaman sadece eşim ve evladıma sarıldığım, bu kadar yalnız, değersiz ve tüm dış etkilere karşı savunmasız olduğum, bilinmezliğe savrulduğum bir döneme tanıklık etmedim. Dolayısıyla buna karşılık gelen bir duygu durumu da yok heybemde. Tam anlamıyla yabancı bir virüs karşısında vücudum gibi zihnim de, ha babam bağışıklık geliştirme gayretinde.

Konu şu ki iyi hissetmiyorum…etrafımda dönüp duran “kaliteli zaman, değerli vakit, krizi fırsata çevirmece, civcivli karantina” konulu, iyi hissetme fetişizmi dolu paylaşımlara sadece mizahla göğüs gerebiliyorum .

Konu şu ki, iyi hissetmeme hakkımı kullanmak istiyorum. Yattığım kıyafetlerle oturmak, etkinlik yapmamak istiyorum. Yas zamanı yas tutulur, dökülen gözyaşı sağlıklı kabul edilir. Anormal bir zamanda sürekli pozitif olunmaz, hissettiğim ama gösterip ispat edemeyeceğim “mutlu ve pozitif ol” adlı mahalle baskısını Dilber Ay’ın yıllarca dillere pelesenk olmuş şu güzide eseriyle püskürtmek isterim: ZORUNDA MIYIM?

Welcome!

Please express your feelings to the world about the dreadful new #coronavirus and the situation it is responsible for. Leave your mark in history.


Write a Letter!